MÜJGAN HALİS
1979′da İtalya’ya giden Nejdet Işık’ın 6 yıl önce Sonia Saccoccia isimli bir kadından ‘Hikmet’ adını verdikleri oğlu oldu. İtalyan anne karşı çıkınca, uzun uğraşlarla baba olduğunu kanıtlayabilen Işık, anneye sado-mazoşist teşhisi konulmasıyla bir şok daha yaşadı. Hikmet şimdi ya annede kalacak, ya da yetimhaneye gönderilecek
Nejdet Işık (50), 1979′da Sivas’ın Divriği ilçesinin Ovacık köyünden İtalya’ya gitti, Ancona şehrine yerleşti. Bu 33 sene içinde aralarında pazarlamacılık, işletmecilik, şirket yöneticiliği ve danışmanlığın olduğu pek çok iş yaptı. Halen Radikal Parti’ye yakın İtalyan Garanti Hareketi’nin bölgesel koordinatörü olan Işık’ın 2006′da, Sonia Saccoccia adlı bir İtalyan kadınla ilişkisinden Hikmet ismini verdikleri bir oğlu oldu. Saccoccia önce çocuğun Nejdet Işık’tan olmadığını iddia etti. Işık uzun süren mücadeleler sonucu Hikmet’in kendi çocuğu olduğunu ispatladı. Ancak bu tam 6 ay sürdü ve o süre zarfında çocuğunu hiç göremedi. Babalık hakkını ispatlayınca çocuğunu görmeye başladı. Ancak, İtalya’daki aile sorunlarına bakan Tribunale Per i Minorenni adlı özel mahkemenin, sado-mazoşist kişilik bozuklukları nedeniyle Saccoccia’nın annelik haklarını elinden aldığını öğrendi. Çocuğu her an yetimhaneye konulma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Bütün İtalya’da 29 tane olan bu özel mahkemenin, 1926′da İtalyan faşistler tarafından kurulduğunu biliyordu. Kararı öğrenince çocuğunun velayetini almak için başvurdu. Işık’ın talebini değerlendiren mahkeme, onu 5 yıl önce tıp fakültesinden henüz mezun olmuş bir psikiyatra yönlendirdi. Ve birkaç seferlik görüşmenin sonucunda, söyledikleri çarpıtılarak hakkında ‘deli raporu’nun düzenlendiğini öğrendi. Hemen itiraz etti ve mahkeme iki bilirkişi daha atadı, bu iki bilirkişinin düzenlediği raporda Işık’ın ruh sağlığının yerinde olduğu kaydedildi. Ancak ne hikmetse, mahkeme şu ana kadar ilk doktorun raporunu dikkate almakta ısrar ediyor.
‘BABALIK HAKKIM GASP EDİLDİ’ Işık, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Oğluma büyük Türk şairi Nazım Hikmet’in soyadını isim olarak verdim. Hiçbir inandırıcı sebep olmadığı halde İtalyan devletince babalık hakkım gasp edilmiş durumda. Ruh sağlığım yerinde olduğu halde, iftirayla karşı karşıya kaldım. Oğlumun annesinin durumu çok dramatik ve halen onunla yaşamaya zorlanıyor. Bu olmazsa yetimhaneye konulmakla tehdit ediliyor. Oğlumun sadist ve mazoşist bir anne tarafından büyütülmesi tüylerimi diken diken ediyor.” İlk rapor sonucu oğlunu 2.5 sene göremeyen Işık, oğlunun sado-mazoşist annesinden alınıp kendisine verilmesi ve sosyal danışmanlarda olan velayetinin kendisine devredilmesi için mücadele ediyor. Işık, oğlunun İtalyan yetimhanelerine düşmesi durumunda, onu çıkarmasının mümkün olmadığını söylüyor.



